Kişisel Cep Telefonunu Çok Fazla Kullanmak

MentalPress 30

Herkes uygunsuz zamanlarda cep telefonunda çene çaldığımı tanık olduğu bir "salak" hakkında hikayeler anlatmaya bayılır. Cenazede telefonda konuşan adam. Yüz yirmi km hızla giderken, bir yandan telefonda konuşan, bir yandan da ruj süren, defterine bir şeyler yazan ve kahve içen kadın...

Kendi kendimize buna inanamadığımızı söyleriz. Geri zekalı ne olacak! Aptal! Bu salakça davranış bizi o kadar sinirlendirir ki, işyerinde kendi cep telefonumuza sarılır ve arkadaşlarımızı, ailemizi arayarak gördüklerimizi anlatırız.

Onlar da "Daha neler!" diyerek bize katılır. "Salak! Ne yap­tığım sanıyordu acaba?"

Aslında soru şu olmalıdır: Sen ne yaptığını yapıyorsun? İşye­rinde cep telefonuyla konuşuyorsun!

Birçok patron, cep telefonunuzu okuldaki çocuklarınızı yok­lamak için kullanmanıza ya da arkadaşınızı yemeğe geç kala­cağınızı haber vermek için aramanıza ses çıkarmaz. Patronlar ca­navar değildir, sizin de bir Özel hayatınız olduğunu bilir ve cep te­lefonunu tamamen yasaklamazlar.

Ancak sizi sürekli kulağınızda cep telefonunuzla gören bir patronun, özel işler çevirdiğinizden şüpheleneceğini hiç düşündünüz mü? özel işlerinizle ilgilenmenizin, işteki işlerinizle yeterince il­gilenmediğiniz anlamına geleceğini? Bunun yerine üzerinde "Kapalıyım. Kendimi iyi ve hazır hissettiğimde geri döneceğim” ya­zan bir bayrak taşısanız da olur.

Patronlar zaten çalışanların özel işleriyle çok fazla zaman ge­çirdiğini düşünüyorlar. Accountemps'in ülkenin en büyük 1000 şirketinde yaptırdığı ulusal anketin sonuçlan, patronların, ça­lışanların günde ortalama elli altı dakikayı işle ilgili olmayan şey­lerle uğraşarak, özel c-postalar gönderip alarak, telefonla mesajlaşarak ve interneti kullanarak geçirdiğini söylediğini göster­mekledir. Patronunuzun sizi sürekli elinizde cep telefonunuzla görmekten hoşlanacağını gerçekten düşünmüyorsunuz değil mi?

Aynı zamanda, patronlar artık çalışanların işyerinde cep tele­fonuyla konuşmaktan başka neler yaptıklarım merak etmektedir. Cep telefonlarının gitgide daha karmaşık ve detaylı hale gelen tek­nolojik olanakları; fotoğraf çekmeye, gizli ve özel bilgileri (müşteri bilgileri ve ticari sırlar gibi) indirmeye olanak tanımaktadır.

İş arkadaşlarınızın sizin cep telefonu bağımlılığınızı nasıl yo­rumlayacağını da düşünün. Tıpkı özel işlerinizle İlgilenmenizden hoşlanmayan patronunuz gibi, iş arkadaşlarınız da yerine getir­meniz gereken görevleri bir arkadaşınıza önceki gece randevu­nu/u ya doktorun ayaklarınızdaki şişlikler hakkında söyledikleri­ni anlatmak için ihmal etmenize öfkelenebilirler.

İş kültürü uzmanı Dana May Casperson, "Kendimizi hu aletle­re (cep telefonları) bağımlı hissetmeye başladığımızı düşünüyorum," diyor. "Şahsen ben bir başkasının konuşmalarını duydu­ğumda rahatsız oluyorum."

Bu önemli bir noktayı gündeme getiriyor: İnsanlar cep telefo­nuyla daha yüksek sesle konuşma eğilimindedir; bu nedenle söy­lediklerinizi sadece yakınınızdakiler değil, odanın öbür ucunda­ki ler tarafından bile duyulabilir. (Çoğu kişi, ayağınızdaki şişlikler hakkında bilgi sahibi olmaya hiç meraklı değildir.)

Casperson, birçok kişinin, davranışlarının sadece kendi şahsı değil, temsil ettiği patronu hakkında da kötü bir izlenimin oluş­masına yol açtığının farkında olmadığım söylüyor.

"Burada uzay biliminden söz etmiyoruz elbette " diyor. "Ama insanlar ne yaptıkları konusunda hiç kafa yormuyorlar."

O halde bayanlar baylar, şimdi biraz düşünelim ve işyerinde cep telefonuyla neler yapılması ve neler yapılmaması gerektiğini belirleyelim.

Kapatın.

İş toplantıları ve yemekleri sırasında neden cep tele­fonuna ihtiyaç duyarsınız? Telefonunuz bir iki saat kapalı olur­sa, dünyanın sonu gelmez. Ben insanların cep telefonlarını tit­reşime almalarına ve alet bunu her yaptığında çıkarıp bakma­larına sinir oluyorum. Tabii bir böbrek bekliyorsanız ve size her an ulaşılabilmesini istiyorsanız, durum değişir. Bu durum­da yanınızdakilere böyle bir telefon beklediğinizi anlatın. Si­zi anlayacaklar ve dürüstlüğünüzü takdir edeceklerdir. Cep te­lefonunuzun zil tonu da profesyonelliğe yakışır olsun; roman­tik bir melodi işyeri ortamına uygun düşmeyecektir.

Bir zaman sının belirleyin.

Kişisel bir telefon konuşması ya­parken, dakikaları sayın. Beş dakikadan uzun sürecek bir ko­nuşmayı öğle tatilinde, molalarda ya da evinizde yapmalısını?.. Özel hayatınıza ilişkin bir konuşma söz konusuysa buna özel­likle dikkat edin; çünkü iş arkadaşlarınız sizin siğil aldırma operasyonunuzun ayrıntılarını öğrenmek istemeyeceklerdir. Daha önce belirttiğim gibi, insanlar cep telefonuyla yüksek sesle konuşma eğilimindedirler; bu nedenle bütün depart­manın sizin kişisel meselenizi öğrenme olasılığı yüksektir.

Kurallar belirleyin.

Annenize, en iyi arkadaşınıza, eşinize ya da sevgilinize ev yanmadığı veya lotodan para kazanmadık­ları sürece, sizi işyerindeyken aramalarım istemediğinizi söy­leyin. Ararlarsa, onlara konuşamayacağınızı ve kendilerini işten sonra arayacağınızı hatırlatmak zorunda kalabilirsiniz. Bunun yanı sıra, sizinle iş için kullandığınız e-posta adresiniz aracılığıyla iletişim kurmalarına da engel olun.

Akıllı olun.

Havaalanlarında, tren istasyonlarında ve otel lo­bilerinde cep telefonlarında iş hakkında konuşan, biraz önce yaptıkları anlaşmadan, kiminle görüştük Serinden söz eden, bu­nun şirket için ne demek olduğunu anlatan insanlar gördükçe şaşkına dönüyorum. Patronlarının buna memnun olacağından kuşkuluyum. Bir kere böyle yüksek sesle konuşmanız et­rafınızdaki insanları sinir eder (benim dışımda; ben konuşma­lara kulak kabartmaya çok meraklıyımdır!). Bunun yanı sıra, sessiz bir köşeye çekilmeyi akıl edemediğiniz için, sizi kimle­rin dinlediğini ve neler öğrendiklerini bilemezsiniz. İstetmeler arasındaki rekabet büyüktür; patronlar da şirketlerle ilgili bil­gileri ortalık yerde herkese duyurmanızdan hiç hoşlanmazlar.  

Güvenliği ön planda tutun.

İş için yaptığınız bir yolculuk sırasında, cep telefonuyla konuşurken trafik kazasına neden olursanız, şirketiniz yasal olarak bundan sorumlu tutulabilir. Arabayı kenara çekip konuşmanızı bitirmeniz, bir sonraki ko­nuşmayı patronunuzla yapıp, "Ben biraz önce bir kaza geçir­dim. .." demek zorunda kalmanızdan çok daha iyidir.